WELL Blog
Işık, algı ve mekân deneyimi üzerine notlar
Kalıcı Yaz Saati Uygulaması: Sağlık mı Tasarruf mu?

Kalıcı yaz saati uygulaması (UTC+3), Türkiye’de yıllardır enerji tasarrufu gerekçesiyle sürdürülüyor. Ancak bu uygulamanın biyolojik ritim, insan sağlığı ve verimlilik üzerindeki etkileri çoğu zaman yeterince tartışılmıyor.
İnsan Odaklı Aydınlatma (Human Centric Lighting) yaklaşımında temel ilke şudur:“Doğru ışık, doğru zamanda, doğru miktarda olmalıdır.”
İnsan vücudu, milyonlarca yıllık evrim sürecinde güneşin doğal döngüsüne göre programlanmıştır. Sabah alınan ilk gün ışığı, beynimizdeki biyolojik saat için bir “başlat” sinyalidir. Ancak kalıcı yaz saati uygulaması nedeniyle özellikle Türkiye’nin batı şehirlerinde yaşayan milyonlarca insan, yılın önemli bir bölümünde güneş doğmadan güne başlamak zorunda kalıyor.
Bu durum yalnızca konfor meselesi değil; doğrudan bir sirkadiyen ritim problemidir.
İstatistiksel Gerçek: Yılın Neredeyse Yarısı Sabah Karanlık
İstanbul örneği üzerinden yapılan analizler çarpıcı bir tablo ortaya koyuyor.
Sabah 07:00’de uyanan bir birey için:
- 163 gün: Yılın yaklaşık %45’inde güneş henüz doğmamış oluyor.
- 86 gün: Kışın en sert geçtiği üç aylık dönemde saat 07:30’da evden çıkıldığında bile güneş doğmamış oluyor.
Bu tablo, milyonlarca öğrencinin ve çalışanın güne adeta “gece vardiyası” koşullarında başlaması anlamına geliyor.
Biyolojik Bedel: Hormonal Jet-Lag
Sabah ışığı eksikliği, vücudun doğal hormonal döngüsünü bozar. Bu durum bilimsel literatürde çoğu zaman “sosyal jet-lag” veya “hormonal jet-lag” olarak tanımlanır.

1. Bağışıklık Sistemi Üzerindeki Etki
Sabah karanlıkta uyanmak, kortizol salınımını düzensizleştirir.Kronik stres düzeyi artar ve bağışıklık sistemi baskılanır.
Sonuç:
- Daha uzun süren enfeksiyonlar
- Artan ilaç kullanımı
- İş gücü kaybı
Enerji tasarrufu hedeflenirken sağlık maliyetleri artabilir.
2. Hücresel Yenilenme ve Kanser Riski
Dünya Sağlık Örgütü (WHO), sirkadiyen ritim bozukluklarını ciddi sağlık riskleri arasında değerlendirmektedir.Biyolojik saatin sürekli bozulması, hücresel yenilenme mekanizmalarını sekteye uğratabilir.
Gece çalışan bireylerde görülen bazı sağlık risklerinin benzer mekanizmalarla ortaya çıktığı bilinmektedir.
3. Sabah Kardiyovasküler Risk Artışı
Sabah saatleri, kan basıncının doğal olarak yükseldiği hassas bir evredir.
Zifiri karanlıkta, ani ve yüksek sesli bir alarmla uyanmak:
- “Savaş ya da Kaç” tepkisini tetikler
- Sempatik sinir sistemini aktive eder
- Kalp üzerinde ani yük oluşturur
Uzun vadede bu durum kardiyovasküler sistemi zorlayabilir.
4. Psikolojik Etkiler ve SAD
Güneş ışığı, serotonin üretimini destekler. Serotonin ise ruh hali düzenleyicidir.
Sabah ışığından mahrum kalmak:
- Anksiyete artışı
- Depresif belirtiler
- Mevsimsel Duygulanım Bozukluğu (SAD) riskinde yükselme
anlamına gelebilir.
Toplumsal ölçekte değerlendirildiğinde bu durum, üretkenlik kaybı ve yaşam kalitesi düşüşü demektir.
Sabah Karanlığı Neden Daha Kritik?
Sıkça dile getirilen bir argüman şudur:“Sabah aydınlık olsa akşam erken kararacak, fark ne?”
Biyolojik olarak fark çok büyüktür.
Sabah ışığı biyolojik saati başlatır.Metabolizma, hormon dengesi ve zihinsel performans sabah alınan gün ışığı ile senkronize olur.
Akşam karanlığı ise uykuya hazırlık sürecini destekler.
Yani sabah karanlıkta kalmak, biyolojik saati zorla ileri sarmaya çalışmak gibidir.Bu durum, akşam bir saat fazla lamba yakmaktan çok daha yüksek bir biyolojik maliyet yaratır.
Enerji Tasarrufu Gerçekten Var mı?
Kalıcı yaz saati uygulaması genellikle enerji tasarrufu argümanıyla savunulur. Ancak güncel literatürde, yaz saati uygulamasının enerji tüketimi üzerindeki etkisinin sınırlı olduğunu gösteren çalışmalar bulunmaktadır.
Özellikle:
- Artan sabah aydınlatma ihtiyacı
- Isınma ve konfor sistemlerinin devreye girmesi
- Ticari alanlarda erken saatlerde yapay ışık kullanımı
enerji tasarrufunu dengeleyebilmektedir.
Bu noktada asıl soru şudur:
Enerjiden sınırlı tasarruf sağlanıyorsa, sağlık ve verimlilik maliyeti ne kadardır?
Çözüm Önerileri: Güneş Doğana Kadar Ne Yapabiliriz?
Kalıcı yaz saati uygulaması devam ettiği sürece, bireysel ve mekânsal tasarım çözümleri kritik hale gelir.
1. Evlerde İnsan Odaklı Aydınlatma Sistemleri
Alarmdan 30 dakika önce kademeli olarak aydınlanan “wake-up light” sistemleri:
- Kortizol dengesini düzenler
- Sabah stresini azaltır
- Uyku ataleti etkisini hafifletir
2. Okul ve Ofislerde Dinamik Aydınlatma
Sabah saatlerinde:
- 5000K–6500K arası soğuk beyaz ışık
- Yüksek dikey aydınlık seviyesi
kullanılarak beynin “uyan” sinyali alması sağlanmalıdır.
Gün ilerledikçe ışık sıcaklığı kademeli olarak düşürülmelidir.Yeni bir yıla girerken hepimiz heyecanla tertemiz sayfalar açıyor, daha çok spor yapmak ve temiz beslenmek gibi hedefler koyuyoruz. Ancak çoğumuzun atladığı kritik bir nokta var: biyolojik saatimiz.
Bu yıl hedeflerinize ücretsiz, etkili ve sisteminizi kökten değiştirecek bir madde eklemeye ne dersiniz? Bir aydınlatma tasarımcısı gözüyle gelin bu yıl yalnızca “ne” yaptığınızı değil, ışıkla olan ilişkinizi yani “ne zaman” yaptığınızı da değiştirelim.
3. Bireysel Işık Terapisi
Sabahın ilk saatlerinde yüksek lümenli ışığa kontrollü maruz kalmak:
- Serotonin üretimini destekler
- Ruh halini iyileştirir
- Bilişsel performansı artırır
Sonuç: Bu Konu Siyasetüstü Bir Sağlık Meselesidir
Sabahın ilk derslerinde uyuyan bir nesil,Güne mutsuz başlayan bir çalışan,Hastanelerde artan kronik rahatsızlıklar…
Bunlar yalnızca bireysel sorunlar değil, toplumsal sürdürülebilirlik meselesidir.
Kalıcı yaz saati uygulaması;enerji, ekonomi ve sağlık boyutları birlikte değerlendirilerek ele alınmalıdır.
Eğer güneşin doğuş saatini değiştiremiyorsak,yaşam alanlarımızı bilimsel temelli aydınlatma tasarımıyla dengelemek zorundayız.
Çünkü aydınlık bir gelecek yalnızca mecazi bir ifade değil;biyolojik, fizyolojik ve toplumsal bir gerekliliktir.
Kaynaklar
-
MDPI – Buildings Journal – The Impact of Daylight Saving Time on Energy Efficiency of Buildings
Yaz saati uygulamasının bina enerji performansı üzerindeki etkilerini inceleyen bilimsel literatür derlemesi. -
National Institutes of Health (NIH) – Light Modulation of Human Circadian Rhythms
Işık maruziyetinin insan biyolojik saati ve hormonal döngü üzerindeki etkilerini inceleyen akademik çalışma. -
Journal of the American College of Cardiology – Morning Cardiovascular Risk
Sabah saatlerinde kardiyovasküler risk artışı ve ani uyanma stresinin kalp üzerindeki etkileri. -
American Psychiatric Association & Harvard Health – Seasonal Affective Disorder (SAD)
Güneş ışığı eksikliği ile depresyon ve mevsimsel duygu durum bozukluğu arasındaki ilişkiyi açıklayan kaynaklar. -
Nobel Prize in Physiology or Medicine (2017) – Molecular Mechanisms Controlling Circadian Rhythms
Sirkadiyen ritimleri kontrol eden moleküler mekanizmalar üzerine Nobel ödüllü araştırmalar.
Doğru planlanan ışık, yalnızca mekânı değil; deneyimi de dönüştürür.
İnsan odaklı aydınlatma yaklaşımını projelerinize entegre etmek için bizi arayın .
Projelerinize Işıkla Değer Katalım!
© 2026 WELL Lighting Design
